Arşiv Bireyci Feminizm Okulu Çeviri Teorik

Liberal feminizm 3 – Gerekçelendirme ve Tarihsel Kaynaklar

Bu seri, Stanford Encyclopedia of Philosophy’de yer alan Liberal Feminizm girdisinin okunabilirliği arttırmak amacıyla bölümlere ayrılarak çevirilmiş halidir. Çeviren: Mete Han Gencer. Görsel: Hilal Güler, dijital kolaj.

1.3. Gerekçelendirme

Kapsamlı liberal feminizmler ile siyasal liberal feminizmler (veya feminist siyasi liberalizmler) arasında bir ayrım yapabiliriz. Politik teorideki siyasi ve kapsamlı feminizmler arasında yapılan ayrımı Rawls’a borçluyuz ancak geçen yıllarda bu ayrım üzerine bazı liberal feministler de çalışmıştır (Örneğin, ayrımın liberal feminizmdeki tartışması için bkz. Abbey 2007; 2011, 72–82, 226–247; Baehr 2008; 2013; Chambers 2008, 159–201; Enslin 2003; Hartley ve Watson 2010; Lloyd 1998; Neufeld 2009; Neufeld ve Schoelandt 2013; Nussbaum 1999b, 108; 2000b, 76 fn38; Okin 1994; 1999, 129–130; ve Watson 2007).

Kapsamlı liberal feminizmler ahlaki doktrinlerle temellendirilir. Genellikle bir ahlaki doktrinin devletin gücünü bazı feminist amaçlar için kullanması gerektiğini ima ettiği söylenir ve bunun temelinde devletin gücünü feminist amaçlar için nasıl kullanması gerektiğine dair açıklamalar öne sürülür. Kapsamlı liberal feminist bir görüş genellikle hayatın ilişkilerle alakalı bir kısmıyla ilgili bir açıklama sunar. Bu açıklama, geleneksel olarak hayatın “politik” görülen kısmının nasıl düzenlenmesi gerektiğinden fazlasını söylemeye çalışır. Örneğin, aile yapısının kadınların ve küçük kız çocuklarının bireysel otonomisini geliştirmeye yönelik olması gerektiğini veya bireylerin aile içi ilişkilerinin birbirlerinden faydalarını ve birbirlerine karşı olan sorumluluklarını adil şekilde bölmeleri gerektiğini söylemeyi amaçlar. Bazı kapsamlı liberal feminizmler sadece hayatın ilişkisel kısmına odaklanır ve devletin rolüne ancak uzaktan değinir. Hayattaki ilişkilerin nasıl düzenlenmesi gerektiğiyle ilgili olan liberal feminist görüşler devletin ne gibi yaptırımlar uygulaması gerektiğini de söyleyebilir olsalar da söylemek zorunda değillerdir. Kapsamlı liberal feminizmleri temellendirmek için kullanılan hiçbir ahlaki doktrin, devletin geleneksel olarak “politik” görülen değerlerin dışında olan liberal feminist değerlerle hareket etmesi gerektiği söylemez. Ancak net olmak gerekirse, kapsamlı liberal feminizmler genellikle devletin böyle yapması gerektiğini savunur. Yani, devletin “politik” alan dışında da liberal feminist değerlerle hareket etmesi gerektiğini iddia ederler. Bunun sebebi kapsamlı liberal feminizmlerin genellikle geleneksel kamusal/özel alan ayrımını reddetmesi ve kadınlar için liberalizmin vadettiği politik özgürlüğün ancak hayatın ilişkilerle ilgili kısmının (örneğin aile kurumunun) bireysel otonomiyi baltalamadığından veya faydaları ve sorumlulukları adaletsizce dağıtmadığından emin olunduğunda mümkün olacağını savunmasıdır (Ancak şunu not ediniz: kamusal/özel alan ayrımını reddetmek bu tarzda yapılan tüm ayrımları reddetmek anlamına gelmemektedir).

Siyasal liberal feminizmler (veya feminist politik liberalizmler) devletin gücünü feminist amaçlar için nasıl kullanması gerektiğine dair açıklamalar öne süren ve kamusal politik değerler temelinde savunulan görüşlerdir. Kamusal politik değerler herhangi bir ahlaki doktrine özgü olmamakla birlikte vatandaşlar tarafından benimsenen birçok makul ahlaki doktrin tarafından paylaşılan değerlerdir (Rawls 1993, 227-230). Siyasal liberal feminizm savunucuları, devletin ancak tüm aklı başında vatandaşların benimsediği değerlerle hareket ettiğinde adil olacağını iddia eder. Siyasal liberal feminizmler de genellikle geleneksel kamusal/özel alan ayrımını reddederler ve kamusal değerlerin devletin gücünü adaletsizlikleri düzeltmek için özel alanda da kullanabilmesini sağlayabileceğini öne sürerler. Örneğin, kamusal değerler temelinde devlet, gücünü kullanarak hayatın ilişkisel kısmına ataerkillikle veya dezavantajlara sebep olan başka herhangi bir gelenekle yayılmış hiyerarşileri düzeltebilir ve hatta yıkabilir (Tekrar etmek gerekirse, kamusal/özel alan ayrımını reddetmenin buna benzer şekilde yapılan tüm ayrımları reddetmek anlamına gelmez).

Kapsamlı liberal feministlere şunları örnek verebiliriz: Jean Hampton, Drucilla Cornell, Ann Cudd, Susan Okin, and Clare Chambers. Hampton’ın kişisel ilişkiler üzerine yaptığı feminist sözleşmeci açıklama net bir şekilde Kant’ın ahlak felsefesiyle gerekçelendirilmiştir (Hampton 1993, 241; Hampton üzerine bkz. Abbey 2011, 120–151). Cornell’in psikoanalizden yararlanan (Cornell 2003) ve cinsel kişisel belirlenim üzerine olan liberal feminizmi de Kant’ın ahlak felsefesiyle gerekçelendirilmiştir (Cornell 1998, 17–18; ayrıca bkz. Thurschwell 1999, 771–772). Cudd’a göre kendi liberal feminist açıklaması baskıyı bir zarar türü olarak görmekte ve bunu “arka planda çalışan bir ahlak teorisi” ile temellendirmektedir. Daha net olmak gerekirse, kendi teorisinin John Rawls’un A Theory of Justice’te geliştirdiği liberal sözleşmeci teoriye veya David Gauthier’in Morals by Agreement’ta kurduğu teorinin daha liberteryen bir versiyonuna benzediğini öne sürmüştür (Cudd 2006, 231). Okin’in liberal feminizmi Rawls’un A Theory of Justice’ta geliştirip “kapsamlı liberalizm” ismini verdiği teoriden yararlanmaktadır (Okin 1999, 129; Rawls 1993, xvii) (Ancak şunu not ediniz: Okin’e göre kendi teorisi kapsamlı ve siyasi liberalizm “arasında” bir yerde yer almaktadır [Okin 1999, 129–130]). Chambers’ı sosyal yapı ve seçim arasındaki ilişkiyi inceleyen liberal feminizmi de bireysel otonomiyi temel bir ahlaki değer olarak alıp onun üstüne kurulan kapsamlı liberal feminizm türlerinden biri olarak sayılabilir (Chambers 2008).

Siyasal liberal feministlere şu felsefecileri örnek verebiliriz: S.A. Lloyd, Linda McClain, Martha Nussbaum, Christie Hartley, Lori Watson ve Amy Baehr. Lloyd, kamusal siyasi değerler temelinde bir argüman kurarak “kadınların toplumsal üretimdeki aşırı yükü ortadan kaldırılmalıdır” şeklinde bir sonuca ulaşmaktadır (Lloyd 1998, 214). McClain, cinsiyet eşitliğinin kamusal ve anayasal bir değer olduğunu (2006, 60; ayrıca bkz. 22–23, 60–62 ve 76) ve buna ulaşmanın devletin aile içerisindeki itaat ve baskınlığa karşı gelmesi gerektiğini (62); devletin yakın ilişkilerde otonomiyi bizzat desteklemesi gerektiğini (22); ve son olarak devletin özellikle kız çocuklarında otonomiyi sağlayacak bir gelişimi desteklemesi gerektiğini savunmaktadır (109). Nussbaum da “kabiliyetler yaklaşımını” kapsamlı olmayan bir siyasi liberal feminizm olarak sunmaktadır (bkz. Bölüm 1.1.3). Nussbaum’a göre, kabiliyetler listesi, iyi bir yaşamın genel olarak ne olması gerektiğine dair çeşitli anlayışları bulunan pek çok farklı vatandaş tarafından benimsenebilir ve siyasi liberalizmin temeli olarak kullanılabilir (Nussbaum 2000b, 76 fn38). Hartley ve Watson, öte yandan, kamusal müzakerenin ortak şekilde benimsenen değerler üzerinden yapılmasının “her tarafa nüfuz etmiş toplumsal hiyerarşiler” ile uyumsuz olduğunu öne sürmektedir (Hartley and Watson 2010, 8).. Watson bunu şöyle açıklamaktadır: “Toplumsal hiyerarşi ve eşitsizlik bağlamında, kamusal akla dayanan argümanların merkezi görevlerinden bir tanesi arka planda hüküm süren koşulların (eşitsizliklerin) vatandaşlar arasında müzakerelerin makul bir şekilde yapılmasının altını nasıl oyduğunu açığa çıkarmaktadır.” (Watson 2007, 470).

Siyasi liberal feministler, siyasi liberal feminizmin kapsamlı liberal feminizme göre bazı avantajları olduğunu iddia etmektedir. S. A. Lloyd’a göre, “Argümanı toplumsal olarak tanınan değerlerle ilgili konuşmakla sınırlamanın bir elimiz bağlı çalışmaya benzediği doğrudur. Daha güçlü feminist ilkelerden veya diğer kapsamlı ilkelerden erişilebilecek sonuçlara kamusal aklın sınırlı araçlarıyla erişmek çok daha zordur…” (Lloyd 1998, 210). Ancak feminist sonuçlara bu sınırlı araçlarla erişebilirsek sonuçları reddetmek çok daha zor olacaktır. Amy Baehr, kamusal politik değerlerden hareket eden feminist argümanların politik toplumun bu değerleri daha iyi anlayabileceğini sağlayabileceğini iddia etmiştir (Baehr 2013; ayrıca bkz. Rawls 1993, 227). (Daha fazla siyasi liberal feminizm örneği için bkz. Neufeld (2009) ve Neufeld ve Schoelandt (2013)).

Kapsamlı liberal feministler, siyasi liberalizmin (ve dolayısıyla siyasi liberal feminizmin) layıkıyla feminist olamayacağını çünkü halihazırda ataerkil olan bir toplumun toplumsal değerleri üzerine kurulduğunu savunmaktadır (Abbey 2007; Chambers 2008, 159–201; Enslin 2003; Okin 1993; ayrıca bkz. Munoz-Darde 1998, 347).

1.4. Tarihsel Kaynaklar

Liberal feminizm, liberal politik felsefe geleneğinin bir parçasıdır ve kökleri bu geleneğin derinlerine uzanır. Bu nedenle, liberal feminist çalışmaların çoğu Immanuel Kant, John Stuart Mill, John Rawls ve bu gelenekteki diğer isimlerden esinlenir. Ancak liberal feminizm, “toplumsal cinsiyet sisteminin” (Okin 1989, 89) anlaşılması konusundaki endişesi bakımından feminist politik felsefeyle hemfikirdir. Yani, liberal feminizm, feminist politik felsefe gibi, sürdürülen geleneklerin ve kurumların ataerkil yapısından rahatsızdır ve buna bir çare bulmayı amaçlamaktadır. Liberal feministler, bu sistemi net şekilde ortaya koymak için çok sayıda feminist teoriden ve zengin feminist teorileştirme geleneğinden kapsamlı bir şekilde yararlanmaktadır. Örneğin, bazı liberal feministler, kadına karşı şiddetin doğasıyla (Nussbaum 1999a) ve toplumsal kimlikle ilgili radikal feminist görüşlerden yararlanmaktadır (Chambers 2008m 43–80); bazıları psikoanalitik feminist teoriyi kullanmaktadır (Meyers 2002; Cornell 2003); bazıları kadınların evlerdeki istismarına ilişkin sosyalist feminist çalışmalardan faydalanmaktadır (Anderson 2004; Gheaus 2008); ve bazıları bakımla ilgili feminist teorilerden yararlanmaktadır (Alstott 2004; Bhandary 2010).

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir