Arşiv Din ve Kadın

“Kadınlar da Boşalıyormuş, Bu Doğru mu?”

Sizlere biraz mahrem olan birtakım şeylerden bahsedeceğim. Birkaç sene önce yaşadığım küçük bir yerde 1,5 yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki arkadaşımın, bir yandan heyecanla bir yandan da telaşla bana sormuş olduğu bir soru beni dehşete düşürmüştü; “Kadınlar da boşalıyormuş, bu doğru mu?”

Bu soruyla karşılaştığımda tam olarak nasıl bir cevap vermem gerektiğini o an için bilememiştim. Sanki senelerce ondan gizlenip sakınılmış olan bu sırrı öğrenmişti ve benimse çok da gerekli olmayacak bir cevapla bunu teyit etmem gerekiyordu. Ona “Evet” diye cevap verirken neden bir mahcubiyet yaşadığımı ise hala bilmiyorum. İkinci sorusu ise şuydu, “Nasıl yani, bizden de mi beyaz şeyler geliyor?” Yaklaşık 1 sene sonra gece yarısı bana ilk defa, artık, “rahatladığını” müjdelemişti. Ben, o gece, sevinçten ağladım.

Bundan yaklaşık 13 sene önce, boyuma yakın olan bir bebeğimle oyun oynarken, yanlışlıkla, bazı şeyleri yaptığımda içimin derinliklerinde bir yerlerde, güçlü ve yoğun olarak bir şeylerin çok fazla hoşuma gittiğini fark ettim. Sonuna kadar devam ettiğimde ise kazara yaşadığım “o şeyin” tam olarak ne olduğunu anlamam, belki 5-6 senemi aldı.

Yaşım 12. Yaşadığım bu şeyin ne olduğunu bilmiyordum; ama elimi o mahrem yerime götürdüğümde böylesine güzel bir şey yaşıyorsam, bu kesinlikle yasak olmalıydı.

Uzunca bir süre kimseyle paylaşamadım bunu, paylaşamadığım için soramadım, soramadığım için öğrenemedim. Evet, erkeklerin boşaldığını ve rüyalandığını biliyordum. Ama sorun şuydu ki, ben erkek değildim. Nasıl olur da böyle rüyalar görebilirdim?

14 yaşında başladığım yatılı bir Kuran kursunun ilerleyen senelerinde daha da muhafazakarlaşıyor ve dünyevi olandan elimi ayağımı çekmeye çalışıyordum. 16-17 yaşlarında hafızlık yaptığım ve daha da radikalleştiğim o dönemde, nefsime mağlup olarak hala yapmaya devam ettiğim bu şeyin ismini, daha da önemlisi -en azından- mübah olup olmadığını bilmem gerekiyordu.

İsminin tam olarak ne olduğunu bile bilmezken, Youtube veya Google’da “Mastürbasyonun hükmü nedir” diye aratıyordum. Mastürbasyon kavramı o zamanlar benim için, erkeklerin kendi kendilerine boşalmalarını tanımlayan bir kelimeydi. Kim bilir, belki benim gibi kadınlar da vardır ve yorumlarda kadın boşalması üzerine yazılan bir yorum görürüm diye bakınıyordum. Hiçbir ama hiçbir -erkek- hoca kadın orgazmı, kadın mastürbasyonu üzerine konuşmamış ve bir hüküm söylememişti. Kütüphaneden Diyanet’in İslam İlmihali kitabını alıp, karıştırmaya başladım. Gusül yapmayı gerektiren haller başlığı altında şöyle yazıyordu:

“Gusül yapmayı gerektiren haller şunlardır:

1. Dokunmak, bakmak, düşünmek ve ihtilam olmak (rüyada cinsel ilişkide bulunmak) suretiyle şehvetle (cinsel arzu ile) gelen meninin dışarı çıkması ve ergenlik çağında olan erkek ve kadının cinsel ilişkide bulunması hallerinde cünüplük meydana gelir ve yıkanmak farz olur. Cinsel ilişkide bulunan erkek ve kadın, (bu ilişki çok az da olsa) meni gelmese bile her ikisi de cünüp olur ve gusül yapmaları gerekir. Meni, şehvetle gelen ve tenasül organı yoluyla dışarı çıkan beyaz ve koyu bir sıvıdır.” 1

Bir erkekle cinsel ilişkiye girmediğim konusu, netti. Diğer türlü olan; dokunmak, düşünmek, ihtilam olmak vs. yolları ile gelen bir meni varsa, gusül almam gerekiyordu. Ama benden gelen “meni”, beyaz ve koyu değildi ki? Şeffaf ve ince bir sıvıydı. Böyle bir sıvı için ise Diyanet’in aynı ilmihal kitabında şöyle yazılmıştı: “Mezi: Tenasül organından şehvetsiz olarak çıkan beyaz ve ince bir sıvıdır. Kadınla oynaşma esnasında tenasül organından şehvetsiz olarak gelir ve insan, çoğu zaman bunun geldiğinin farkında olmaz. Mezi’nin gelmesi gusül yapmayı gerektirmez, fakat abdesti bozar.” Evet, beyaz ve ince bir sıvıydı, ve evet, geldiğinin farkında olmuyordum ama ben bir kadınla oynaştığım için gelmiyordu bu sıvı. “Gusül Gerektiren Haller” başlığının altında kadın kelimesini arıyor, ve konunun bizimle ilgili olan kısmını bulmaya çalışıyordum. “Adet halinde veya lohusa iken Müslüman olan bir kadının da adet (aybaşı) veya lohusalık halleri sona erince gusül yapması gerekir. (…) Kadınların adet hali (aybaşı) sona erince, (…) çocuk doğuran kadının lohusalık hali bitince, gusül yapmaları farz olur.” Yani?

En geniş kapsamlı olması gereken Diyanet’in ilmihal kitabında kadın mastürbasyonuna dair verilen hiçbir hüküm yoktu, tek bir tane bile. Mastürbasyon sadece erkek üzerinden hükümlendiriliyordu. Sanki bu, sadece erkeğe verilmiş ve aynı zamanda bir imtihan konusuymuş gibi. Çünkü bekar bir erkeğin mastürbasyon yapması; en kötü ihtimalle günah, en iyi ihtimalle mekruhtu. Müslüman bir kadın olarak tesadüfen ya da yanlışlıkla keşfetmiş olduğum bu orgazm; -konuya hiç değinilmemesinden dolayı- kendimi yalnız, suçlu ve hatta bir ucube hissettiriyordu. Kendimce, erkekler için yazılmış bu hükümler üzerinden bir kıyas yapmak zorunda kaldım. O zamanlarda erkek reyonlarından alışveriş yapan ve tüylerimin diğer kadınlara nazaran daha siyah olduğunu gören ben; kendimde erkeklik hormonunun fazla olduğunu ve bu yüzden “bu hissi” hissedebildiğimi düşünmeye başlamıştım. Ama bedensel olarak kadın olduğum ve bunun sebebi ile “beyaz, yoğun bir sıvı” gelmediği için guslün üzerime farz olmadığını düşünüyordum. Ve ben; Diyanet’in bu yetersizliği, kaynaksızlığı yüzünden cünüp cünüp hafızlık yaptım.

İlkokul dönemlerinde “kazara” orgazm olabildiğini fark eden ama henüz vücudundaki bu yüksek ve yoğun değişikliğin neliğini bilmediğinden, yaşadığı bu andan ürken kız çocuklarının ve dahi kadınların; bu eyleme mesafeli yaklaşmasının temel sebeplerinden biri de belki bu, cevapsızlık.

9 yaşındaki bir kızın, 7 yaşında yaşadığı tacizden ötürü (bir erkeğin ona sürtünmesi) “Benim kızlığım mı bozuldu, kimse benimle evlenmeyecek mi” diye annesine ağladığını gördükten sonra; çocuklukların vücutlarına, cinsel kimliğine ve cinselliğine olan bu tanışıksızlığın sebebi rehbersiz ve tabelasız halde, bir başına bırakılmaları.

9 yaşında olan bu kız çocuğu, kızlık zarınının neliğini bilmezken “ehemmiyet”ini biliyor. 16-17 yaşlarında hafızlık yapan bir kadın yaptığı mastürbasyonun hükmünü Diyanet’in temel ilmihal kitabında bulamıyor. 1.5 yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki arkadaşım “Kadınlar da boşalıyormuş, bu doğru mu” diye soruyor. Hayır, senin kızlık zarın bozulmadı. Evet, sana güçlü ve yüksek gelen o his orgazm ve gusül alman gerekir. Evet, güzeller güzeli arkadaşım, kadınlar da boşalıyor.

Dipnotlar

  1. Diyanet işleri Başkanlığı. (2005). İslam İlmihali. Ankara: Özgün matbaacılık.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir