Arşiv Bireyci Feminizm Okulu Çeviri Teorik

Feminizmin tarihi ve teorisi: Bölüm 13 – Din ve teoloji

Bu yazının orijinali, çeşitli kaynakların derlemesi olarak GWAnet’te yayımlanmış şu yazıdır. Aşağıdaki yazı, orijinal yazının Türkçe çevirisinin bölümlerinden biridir. Çeviren: Mete. Görsel: Hilal Güler, dijital kolaj.

Din ve Teoloji

Feminist teoloji, dinlerin geleneklerini, uygulamalarını, kutsal metinlerini ve teolojilerini feminist bir perspektiften yeniden ele alan bir akımdır. Feminist teolojinin hedefleri arasında kadınların din adamları ve dini otoriteleri arasındaki rolünü artırmak, Tanrı hakkındaki erkek egemen imge ve dili yeniden yorumlamak, kariyer ve annelikle ilgili olarak kadınların dindeki yerini belirlemek ve dinin kutsal metinlerinde kadın imgelerini incelemek yer almaktadır.

Hıristiyan feminizmi, Hıristiyanlığı kadın erkek eşitliği ışığında yorumlamaya ve anlamaya çalışan bir feminist teoloji dalıdır. Bu eşitlik tarihsel olarak göz ardı edildiğinden, Hıristiyan feministler, katkılarının Hıristiyanlığın tam olarak anlaşılması için gerekli olduğuna inanmaktadırlar. Hıristiyan feministlerin aynı fikirde olduğu çok konu olmamasına rağmen, çoğu Tanrı’nın cinsiyet gibi biyolojik olarak belirlenmiş özelliklere dayalı olarak ayrımcılık yapmadığı konusunda hemfikirdir. İlgilendikleri sorunlar arasında, kadınların ordinasyonu, Hıristiyan evliliklerinde erkek egemenliği ve erkeklere kıyasla kadınların ahlaki olarak ve kabiliyetleri açısından yetersiz olduğu iddiaları bulunmaktadır. Ayrıca, anneler ve babalar arasındaki ebeveynlik dengesi ve kilisede kadınlara gösterilen genel muamele ile de ilgilenmektedirler.

İslami feminizm, İslam’da kadının rolü ile ilgilenmekte ve toplumsal ve özel hayatta cinsiyete bakılmaksızın tüm Müslümanların tam eşitliğini hedeflemektedir. İslami feministler, İslami bir çerçeveye dayandırdıkları kadın haklarını, cinsiyet eşitliğini ve sosyal adaleti savunmaktadır. Akımın öncüleri, temellerini İslam’dan almakla birlikte, seküler ve Batılı feminist söylemlerden de yararlanmıştır ve İslami feminizmi entegre bir küresel feminist akımın bir parçası olarak kabul etmişlerdir. Akımın savunucuları, Kuran’daki eşitlik öğretilerini vurgulamaya çalışmakta ve İslami düşüncenin ataerkil yorumunu Kuran, hadis (Muhammed’in sözleri) ve şeriat (hukuk) aracılığıyla sorgulayarak daha eşit bir ve adil toplum yaratmaya çalışmaktadır.

Yahudi feminizmi, Yahudiliğe mensup kadınların dini, yasal ve sosyal statüsünü iyileştirmeyi ve Yahudi kadınlara yeni dini deneyim ve liderlik fırsatları yaratmayı amaçlayan bir harekettir. Yahudiliğin tüm ana dallarında farklı yaklaşım ve başarılara sahip feminist akımları ortaya çıkmıştır. Modern haliyle Yahudi feminizmi, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1970’lerin başlarında ortaya çıkmıştır. Reform Yahudiliği’nde feminizme odaklanan Judith Plaskow’a göre, bu akımdaki erken dönem Yahudi feministlerinin ana sorunları, kadınların tüm erkek dua gruplarından veya minyan’dan dışlanması, pozitif zamana bağlı mitzvadan (belirli bir zamanda yapılmazsa telafisi olmayan dini görevler) muaf tutulması, tanık olarak görev yapamıyor ve boşanmayı başlatamıyor olmasıdır.

Dianic Wicca veya Wiccan feminizmi, kadın odaklı, Tanrıça merkezli bir Wiccan mezhebidir. Her kadının hakkı olarak gördüğü büyücülüğü öğreten feminist bir din olarak da bilinmektedir. Bu, Wicca’da halihazırda uygulanmakta olan mezheplerden yalnızca biridir. Wicca’da “Tanrıça”, eşi Boynuzlu Tanrı ile birlikte çok önemli bir tanrıdır. İlk Wiccan eserlerinde, cadı topluluğunun kabile tanrıçası olarak tanımlanmıştır. Tanrıça, her şeye kadir veya evrensel güçlere sahip olarak görülmemiştir ve kendisinden daha yüce bir “İlk Hareket Ettirici” olduğu düşünülmüştür. Yine de, cadılar bu daha yüce görülen varlıkla pek ilgilenmemiştir.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments