Arşiv Bireyci Feminizm Okulu Çeviri Teorik

Feminizmin tarihi ve teorisi: Bölüm 11 – Toplum, Vatandaşlık Hakları, CEDAW

Bu yazının orijinali, çeşitli kaynakların derlemesi olarak GWAnet’te yayımlanmış şu yazıdır. Aşağıdaki yazı, orijinal yazının Türkçe çevirisinin bölümlerinden biridir. Çeviren: Mete. Görsel: Hilal Güler, dijital kolaj.

Toplum

Feminizm akımı, kadınların oy hakkı akımıyla birlikte, Batı toplumunda birçok değişim meydana getirmiştir; eğitime ulaşmada artan kolaylık; erkeklerinkine daha yakın maaşlar; boşanma süreci başlatma hakkı; kadınların hamilelik konusunda bireysel tercihler yapabilme hakkı (örneğin, doğum önleyicilere ve kürtaja ulaşım hakları) ve mülkiyet sahibi olma hakkı kadınlara da verilmiştir.

Vatandaşlık Hakları

1960’lardan itibaren kadınların özgürleşme hareketi, erkeklerle aynı maaş, hukukta eşit haklar ve ailelerini planlama özgürlüğü dahil olmak üzere birçok kadın hakkı için mücadele etti. Çabalarının sonuçları çeşitli oldu. Genel olarak, kadın hakları kavramlarıyla ilişkilendirilen konular arasında, bunlarla sınırlı olmamakla birlikte, şunlar yer alır: bedensel bütünlük ve otonomi hakkı; oy verme hakkı (genel oy hakkı); kamu görevi yapma hakkı; çalışma hakkı; adil maaş veya eşit maaş hakkı; mülk sahibi olma hakkı; eğitim hakkı; orduda hizmet etme hakkı; yasal sözleşmeler yapma hakkı; evlilik, ebeveynlik ve dini haklar.

Birleşik Krallık’ta, her iki dünya savaşı sırasında da kadınların erkeklerin geleneksel rollerinde yaygın olarak istihdam edilmesiyle, yasal eşitlik lehine bir kamuoyu görüşü hız kazandı. 1960’lara gelindiğinde, eşitliği sağlayacak yasama süreci hazırlanmıştı. Milletvekili Willie Hamilton’ın seçkin komite raporu, Eşit İşe Eşit Maaş Yasa Tasarısı, Cinsiyet Ayrımcılığı Kurulu’nun oluşturulması, Lady Sear’ın cinsiyet ayrımcılığına karşı yasa taslağı, hükümetin 1973 Yeşil Raporu birbirini izleyen yasal gelişmeler olmuştur. 1975 yılına kadar ilk İngiliz Cinsiyet Ayrımcılığı Yasası, Eşit Maaş Yasası ve Eşit Fırsatlar Komisyonu yürürlüğe girmiştir. İngiltere hükümetinin cesaretlendirmesiyle, diğer AET ülkeleri, Avrupa Topluluğu genelinde ayrımcılık yasalarının aşamalı olarak kaldırılmasını sağlamak için kısa bir süre sonrasında anlaşmaya uydu.

ABD’de, ABD Ulusal Kadın Örgütü (NOW) 1966’da tüm kadınlar için eşitlik sağlamak amacıyla kuruldu. NOW, Eşit Haklar Düzenlemesi (ERA) için savaşan önemli bir gruptu. Bu düzenleme şunu ifade etmekteydi: “Yasalar önünde hakların eşitliği, Amerika Birleşik Devletleri veya herhangi bir eyalet tarafından cinsiyet temelinde reddedilmeyecek veya kısıtlanmayacaktır.” Ancak önerilen düzeltmenin nasıl anlaşılacağı konusunda anlaşmazlık vardı. Destekçiler, bunun kadınlara eşit muameleyi garanti edeceğine inanıyordu. Ancak eleştirmenler, kadınların eşleri tarafından mali olarak desteklenme hakkının reddedilebileceğinden korkuyorlardı. Düzenleme, yeterli sayıda eyalet tarafından onaylanmadığı için 1982’de ortadan kalktı. Başka ERA’lar sonraki kongrelerde de yer aldı ancak hiçbiri onaylanmadı.

20. yüzyılın son otuz yılında, Batılı kadınların doğum kontrolü sayesinde edindiği yeni bir özgürlük vardı, bu da kadınların kendi yetişkin yaşamlarını planlamalarına olanak tanımakta ve çoğu zaman hem kariyer hem de aile hayatı düşünmelerini mümkün kılmaktaydı. Bunu özgürlüğü getiren akım, 1910’larda ABD’nin öncü sosyal reformcusu Margaret Sanger tarafından ve Birleşik Krallık’ta ve uluslararası alanda Marie Stopes tarafından başlatılmıştı.

Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Raporu 2004, hem ücretli istihdam hem de ücretsiz ev işleri hesaba katıldığında, ortalama olarak kadınların erkeklerden daha fazla çalıştığını tahmin etmektedir. Seçilen gelişmekte olan ülkelerin kırsal kesimlerinde, kadınların erkeklerden ortalama %20 daha fazla veya günde 102 dakika daha fazla çalıştığı bulunmuştur. Anketin yapıldığı OECD ülkelerinde, kadınlar ortalama olarak erkeklerden %5 daha fazla veya günde 20 dakika fazla çalışmıştır. 2001 yılında Birleşmiş Milletler’in Pan Pasifik Güneydoğu Asya Kadınlar Birliği 21. Uluslararası Konferansı’nda şu belirtilmiştir: “Dünya genelinde kadınlar, nüfusun %51’ini oluşturmakta ve işin %66’sını yapmakta iken gelirin yalnızca %10’unu almaktadır ve mülkiyetin yüzde birinden azına sahiptir.”

CEDAW

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen uluslararası bir sözleşmedir. Kadınlar için uluslararası bir haklar bildirgesi olarak tanımlanan yasa 3 Eylül 1981’de yürürlüğe girmiştir. Bazı ülkeler bu sözleşmeyi belirli beyanlara, çekincelere ve itirazlara tabi olarak onaylamıştır. İran, Sudan, Somali, Katar, Nauru, Palau, Tonga ve Amerika Birleşik Devletleri CEDAW’ı onaylamamıştır. ABD Senatosu’nun da onaylama yönünde oy vermesini talep eden NOW, Başkan Obama’yı oylamadan önce ABD’nin sözleşmeye 2002’de eklediği çekinceleri ve itirazları kaldırmaya teşvik etmiştir.

0 comments on “Feminizmin tarihi ve teorisi: Bölüm 11 – Toplum, Vatandaşlık Hakları, CEDAW

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir