Arşiv Bireyci Feminizm Okulu Çeviri Teorik

Feminist Epistemoloji – Bölüm 3.3: Bakış Açısı Teorisi

Bu seri, Internet Encyclopedia of Philosophy’de yer alan Feminist Epistemology girdisinin okunabilirliği artırmak için on bölüme ayrılmış halidir. Yazının felsefeci Marianne Janack’in yazdığı orijinali için ve yazıda atıf yapılan tüm referansları görmek için şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Çeviren: Mete Han Gencer. Görsel: Hilal Güler, dijital kolaj.

Feminist bakış açısı epistemolojisi başta sosyal bilimler içinde, ilk olarak Nancy Hartsock’un (1998) siyaset biliminde ve Dorothy Smith’in sosyolojide yaptığı çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Sosyal bilimler için bir metolodoji olarak bakış açısı teorisi, sosyal ve politik olarak ötekileştirilmiş grupların sosyal yapılarla karşılaştırıldığında epistemik olarak ayrıcalıklı bir konumda olduğunu vurgulamaktadır. Sosyal bilimlerde Hegel ve Marx’a dayanan feminist bakış açısı teorileri, sosyal ve politik olarak baskın grupların dışındakilerin sadece kendi dünyalarında nasıl ilerleyeceklerini değil aynı zamanda baskın bir toplumda nasıl ilerleyeceklerini de öğrenmeleri gerektiğini iddia etmektedir. Dolayısıyla onlar, onlara sosyal yapılar hakkında kendileri ne göstermek istiyorsa onu gösteren ve onların nasıl işlev gördüğünü göremeyen baskın gruba göre bir “öteki” statüsüne sahiplerdir.

Felsefede bu teorik pozisyon en detaylı biçimde Sandra Harding (1986, 1991, 1998) tarafından geliştirilmiştir. Harding, ötekileştirilenlerin yaşamlarını düşünmeye başlamanın yeni araştırma soruları ve önceliklerin geliştirilmesini sağlayacağını öne sürmektedir. Ona göre, bunun sebebi ötekileştirilenlerin sorunları genel olarak farklı şekillerde veya baskın grup üyelerinin göremediği şekillerde düşünmelerini sağlayan belirli bir epistemik ayrıcalıkları olmasıdır. Ancak Harding, bir insanın bir bakış açısından başka birinin düşüncesini anlayabilmesi için ötekileştirilen o grubun üyesi olması gerektiğini düşünmemektedir. Harding’e göre, Hegel bir köle olmasa da ve Marx bir proleter olmasa da ikisi de bir kölenin veya proleterin bakış açısıyla düşünebilmektedir. Dolayısıyla, onlar kendi düşüncelerini hiç de kendilerininki gibi olmayan yaşamlar açısından düzenleyebiliyorlardı.

Ötekileştirilenlerin “bakış açısı” kavramı, hem bakış açısı epistemolojisini genel çoğulculuktan ayıran hem de feminist bakış açısı teorilerine en fazla meydan okuyan kavramdır. Herhangi bir insan feminist bakış açısını, örneğin sırf kadın olduğu için, tekelleştiremez; feminist bakış açısı birinin doğum itibariyle elde ettiği bir şeyden ziyade bir başarıdır. Bir insan, kendi deneyimi ve daha büyük sosyal ve politik yapılarla olan ilişkisini eleştiriye tabi tutarak feminist bakış açısına erişmektedir. Aynı sebepten, biri feminist bakış açısına sahip olmak için kadın olmak zorunda değildir çünkü, Hegel ve Marx gibi, biri kendini bu bakış açısıyla tanımlayabilir. Ancak toplumsal ötekileştirmenin epistemik ayrıcalıklar sunması, toplumsal açıdan ötekileşme deneyimine dahil olması gereken bir kimlik kavramına bağlıymış gibi görünmektedir. Dahası, bu eleştiri bakış açısı epistemolojisinin ötekileşmiş grupların deneyimlerinde birçok ortaklık olduğunu varsayması gerektiğini gösteriyor gibidir. Bu ayrıca, bakış açısı epistemolojinin “esas” kadın deneyimi veya “esas” ötekileşme deneyimi gibi deneyim türleri varsaymakla suçlanmasına sebep olmuştur. Bu deneyimler için gerekli ve yeterli koşullar olduğunu ima eden böyle bir “esaslık” iddiası, çoğu feminist ve postmodern teorisyen tarafından yersiz görülmektedir. Bunun sebebi, bu esas deneyim iddiasının deneyimin ”doğal” veya ”verilmiş” olduğunu ima ediyor gibi gözükmesi ve bunun da kimlik inşasında temel rollerin olduğu fikrine hizmet ediyor gibi durmasıdır. Bu teorisyenler, yalnızca kadınların sahip olabileceği ve kimlik inşası için temel teşkil eden özel deneyimlerin olduğu konusunda şüphecidir. Aynı zamanda, ”kadın” kategorisinin feminist bakış açısı teorisyenleri ve kimlik teorisyenlerinin yapmaları gereken şeyi yapmak için ya çok parçalanmış bir halde olduğunu ya da çok kuralcı olduğunu savunmaktadırlar.

Cevapla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir