Arşiv Bireyci Feminizm Okulu Çeviri Teorik

Feminist Epistemoloji – Bölüm 2: Rasyonalitenin ve ikiciliklerin eleştirisi

Bu seri, Internet Encyclopedia of Philosophy’de yer alan Feminist Epistemology girdisinin okunabilirliği artırmak için on bölüme ayrılmış halidir. Yazının felsefeci Marianne Janack’in yazdığı orijinali için ve/veya yazıda atıf yapılan tüm referansları görmek için şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Çeviren: Mete Han Gencer. Görsel: Hilal Güler, Dijital Kolaj.

Susan Bordo (1990) ve Genevieve Lloyd (1984) tarafından yapılan çalışmalar, maskülinite metaforlarının rasyonalite ve nesnellik ideallerinin inşasındaki kullanılış biçimlerini analiz etmektedir. Nesne ilişkileri teorisinin (Bordo) ve modern epistemolojik projelerde metafor ve sembolik imgelemin rolleri üzerine yapılan feminist tartışmaların ana hatlarına bakarsak, hem Lloyd hem Bordo sembolik imgelemlerin öznelliğin ve nesnelliğin metafiziğine ve o metafizikten türetilen epistemik problemlerin karakterizasyonu içine dahil olduğunu iddia etmektedir. Yani, bu feminist tarihçiler tarafından yapılan çalışmanın sonucu şudur: Akıl, nesnellik, otonomi ve tarafsızlık gibi kavramların sorgulamada önemli olduğu fikrinden tutun epistemolojinin ”daimi” problemlerinin cinsiyetten tamamen bağımsız olduğu fikrine kadar her şey aslında cinsiyet meseleleriyle çok yakından alakalıdır.

Bordo ve Lloyd’un analizleri, Anglo-Amerikan analitik gelenek için olduğu kadar bilim çalışmalarıyla ilgilenen feministler için de bir kaynak haline gelmiştir. Feminist epistemoloji içinde yapılan çoğu çalışma bu eleştirilerden etkilenmiştir. Özellikle Lloyd’un metaforun bilişsel rolü üzerine yaptığı vurgu, genel anlamıyla bilişselliğin ve felsefenin ”duygusal” ve ”edebi” taraflarının önemi üzerine yapılan feminist çalışmalar için bir başlangıç noktası olmuştur.

Susan Hekman’ın (1990) çalışmaları, doğa/kültür, rasyonel/irrasyonel, özne/nesne ve maskülen/feminen ikililiklerinin modern epistemolojik projeleri derinden etkilediğini ve feminist epistemolojinin bu ikilikleri istikrarsızlaştırıp yapısöküme uğratması gerektiğini öne sürmektedir. Hekman, böyle bir çabanın ancak feministlerin modernist projenin merkezindeki maskülenlik/feminenlik ikiliğini ve onun kimlik belirlemedeki rolünü reddetmesiyle başarıya ulaşabileceğini iddia etmektedir. O halde, feminist epistemolojinin asıl amacı doğruluk, rasyonalite ve bilgi gibi kavramları konu edinen geleneksel epistemolojiyi yıkıma uğratmak ve cinsiyet kategorilerinin altını kazmaktır.

Feminist epistemolojinin eleştirmenleri, rasyonalitenin feminist eleştirilerinin irrasyonaliteyi kıymete bindirdiğini söylemektedir. Bu tarz suçlamalar, feminist eleştirilerin arkasındaki mantığı anlamamaktadır. Eğer rasyonaliteye dair ideallerimiz sorgulanacak ve tekrar inşa edilecekse irrasyonaliteye dair ideallerimiz de yıkılıp tekrardan oluşturulacaktır. Bunun sebebi, Bordu, Lloyd ve Hekman’ın da esasen iddia ettiği gibi, rasyonalite/irrasyonalite ikiliğinin – maskülen/feminen ikiliğinin oluşmasına yardım ettiğinden – tamamıyla yıkılmasının gerekmesidir. Dolayısıyla, eleştirmenlerin irrasyonalitenin kıymete bindirilmesi olarak ele aldıkları şey ancak yukarıda bahsedilen ikilikler yerinde kalırsa anlamlıdır.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments